Tam anlamıyla bir başucu kitabı. Öyle güzel tanımlamalar var ki içinde, öyle güzel anlatılmış ki hayata dair onca şey mutlaka okuyun diyeceğim türden. Kendi içinizde kaybolduğunuz her an bu kitaba sığınabilirsiniz. Kitap, ana karateri El Mustafa adındaki bir kâhinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken, Orphalese halkı tarafından durdurulması ve aşk, evlilik, çocukluk, sevinç ve keder, suç ve ceza, özgürlük, acı, dostluk, zaman, güzellik vs. gibi konulara ilişkin sordukları sorularla, El Mustafa’nın verdiği cevaplardan oluşan bir sohbet aslında..
Image (1)
“Aşka dair; kendinden başka bir şey vermez aşk ve kendinden başkasından almaz. Ne sahip olur aşk ne de sahip olunmak ister. Çünkü aşka aşk yeter.
Evliliğe dair; birbirinizi sevin ama aşkı pranga eylemeyin: Bırakın ruhlarınızın kıyıları arasında dalgalanan deniz olsun aşk. Yüreklerinizi verin, fakat teslim etmeyin birbirinizin eline. Çünkü bir tek Hayat’ ın avucuna sığar yürekleriniz.
Çocukluğa dair; ne geri gider yaşam ne de oyalanır dünle.
Vermeye dair; Malınızdan mülkünüzden verdiğinizde pek fazla bir şey vermiş sayılmazsınız. Gerçekten vermek kendinden vermektir.
Sevince ve Kedere dair; Kederli olduğunuz zaman yüreğinize bakın göreceksiniz, aslında, bir zamanlar neşe kaynağınız olan için ağlamaktasınız.
Suç ve Cezaya dair; eğer varsa aranızda sadakatsiz kadını yargılayacak olan, kocasının yüreğini de tartsın terazide ve ruhunu ölçülerle vursun ölçüye. İnciteni kınayacak olan varsa, incinenin de ruhuna baksın.
Duaya dair; sıkıntıya ve dara düşünce dua ediyorsunuz; keşke sevinciniz doruklarda olduğunda ve bolluk günlerinde de dua etseniz.”
Image-2 (1)
Ve son olarak demiş ki Cibran; “dün, bugünün anısından ve yarın bugünün düşünden başka bir şey değildir.”