Şu bir gerçek ki insan daha azıyla yaşamaya alışınca aslında kendisine yetmediğini sandığı her şeyin ne kadar da fazla olduğunu fark ediyor; zamanının, parasının, mutfağındaki tabakların, gardırobundaki kıyafetlerin, ayakkabılarının… Yetmediğini düşündüğü her ne ise aslında onun yettiğini fark ediyor. Sorunun miktarlarda değil de kafadaki standartlarda olduğunu fark ediyor. Gerçek ihtiyaçlar ile kendisine ihtiyaçmış gibi yutturulan içi boş gereksinimlerin arasındaki farkı anlıyor. Zaten bu işin içindeki sihirli kelime “farkındalık!” Hayatının kalitesini arttıracak şey de işte bu farkındalık…

Evet, az çoktur! Bu kadar net, bu kadar kısa. İlk duyduğumuzda kulağımıza anlamsız gelse de bu cümle, azalıp, sadeleşip, hayatımızı basitleştirdikçe anlam kazanıyor.

img-20160927-wa0020

Bu farkındalığı kazanmanın bir sürü farklı yolu var elbet. İşte o yollardan biri de daha az kıyafetle yaşamaya alışmak. Ya da en azından bunu denemek. Çünkü bir kere denedikten sonra, hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.

Şimdi daha fazla katılımla 1 Ekim’de yeniden bu farkındalığı kazanmak ve tecrübe etmek için “333 projesine” başlıyoruz. Sen de denemek istersen, çekimser davranma. Unutma ki bu iş özünde bir yarış ya da kendini başkalarına ispatlama çabası değil.

Bu tamamen, senin kendini tanıman için bir fırsat. Burada derdin başkaları değil, bizzat senin kendi alışkanlıkların, değiştirmek istediklerin ve bunun için gösterdiğin emek olmalı. Her şey seninle alakalı.

Kapsül gardırobun ne faydalarını gördüm ben?

  • Daha az kıyafet satın almaya başladım
  • Kıyafet alacağım zaman gerçek ihtiyaçlarıma önem vermeye başladım.
  • Kendi tarzımı daha iyi tanıdım ve oturtmaya başladım.
  • Daha az ama daha kaliteli (bütçem dahilinde) ürünlere yöneldim.
  • Sabahları “ne giyeceğim” derdinden kurtuldum.
  • Önceliklerime önem vermeye başladım; sabah kahvaltısı, kitap, spor, yazmak…

Tüm bunlar buzdağının görünen kısmı bence! Bu faydaların sonuçları çok daha iyi. Mesela, sabahları uzun uzun kahvaltı yapmak için fırsatımız oluyor, krepli falan…

img-20160928-wa0013

Benim bu projeyi uygularken zorlandığım yerler olmuştu ilk seferde, o da 33 parçanın içine aksesuar ve takıların dahil edilmesiydi. Çok fazla aksesuar ve takı kullanmasam da, bu iki parçanın insanın kişiliğiyle ve direkt tarzıyla çok alakalı olduğunu düşünüyorum. Ben mesela, kolye kullanmayı çok severim. Kullandığım kolyeler 33 parçanın içine dahil edilince gerçekten zorlandım. Çünkü son 5 yılda ne kadar sadeleştiğimi düşünsem de tam olarak bir minimalist değilim henüz. Bu işler zamanla, adım adım olur. Ve bunların bir standartı yok. Herkes istediği yerde durabilir.

Yani kısaca, herkesin hayatına kimse karışamaz!

Bu yüzden 33 parçanın içine aksesuar ve takıları dahil etmedim. Dolaysıyla siz de bunları dahil etmeyebilirsiniz.

KISA BİR ÖZET

33 parçanın içine neler dahil?

  • Kıyafet
  • Dış kıyafet (mont, ceket, pardesü)
  • Ayakkabı
  • Çanta

33 parçanın içine neler dahil değil?

  • Ev kıyafetleri
  • Yatak kıyafetleri
  • İç çamaşırları
  • Spor (antrenman) kıyafetleri
  • Takı
  • Aksesuar
  • Özel gün kıyafetleri ve ayakkabıları

Bana bir türlü 33 parçaya düşemediklerini söyleyen bir çok kişi var. Ben de onlara diyorum ki “önemli değil, ilk denemenizde 33 olmasın da 43 olsun 47 olsun…” Çünkü önemli olan ilk adımı atmak ve bu projeye katılmak.

img-20160927-wa0021

Üstelik 33 parça hiç az değil aslında. Ben her gün insan içine çıkıp derse girmeme rağmen 33 parça ile idare edebildim yani. Buradan pay biçin.

1 EKİM İÇİN GERİ SAYIM…

O zaman hadi, kapsül gardıroplarımızı hazırlayalım. Aslında ne kadar az kıyafete ihtiyacımız olduğunu tecrübe ederek görmek için kolları sıvayalım.

333projesi ile ilgili fotoğraflarınızı Instagram veya Facebook üzerinden mutlaka “#333kapsul, #333projesi ve #basitvemutluyasam333” ile tagleyelim. Böylelikle birbirimize daha kolay ulaşabilir, fikir alış verişinde bulunabiliriz.

Bu sosyal medya hesaplarınız yoksa da… maalesef… çok üzgünüm ki… şaka şaka. Delirmeyin, hesaplarınız yoksa da yok, ne var bunda. Siz yine de katılın projeye, deneyin bir.

Ama yorumlarınızı esirgemeyin olur mu?

Kolay gelsin hepimize.

Selen Baranoğlu