Son günlerde medyada şarkıcı Madonna ve Kürk Mantolu Madonnamız Maria Puder birbirine karıştırılıyor. Yazılıp çizilenler, konuşulanlar kitabı çok severek okuyan Sabahattin Ali severleri çok üzdü. Sabahattin Ali’nin daha çok okunması ve daha iyi anlaşılması için gelin Sabahattin Ali’nin ‘isyan ve doğaya dönüş’ felsefesini en iyi şekilde işlediği kitabı “Kuyucaklı Yusuf” a bir göz atalım.

Kürk Mantolu Madonna ile gönül telimizi titreten Sabahattin Ali kaynağını Rousseau’nun ‘isyan ve doğaya dönüş’ felsefesinden alarak Anadolu’daki toplumsal düzene Kuyucaklı Yusuf’ta isyan ediyor. Ailesi gözlerinin önünde öldürülen Yusuf’a yörenin yufka yürekli, babacan kaymakamı Salahattin Bey sahip çıkar. Kendisinden on beş yaş küçük olan Şahinde hanım ile yaptığı evliliği düşünce ve mizaç farklılıklarından dolayı zor zamanlardan geçmektedir. Yusuf’un aileye katılması ile aralarındaki ilişki daha da zor bir hal alır.

20160903_104004

Salahattin Bey Yusuf’u öz oğlu gibi görür ve asla kızı Muazzez’den ayırmadan sever. Yusuf da hem Salahattin Bey’e karşı hem de Muazzez’e karşı güçlü bir sevgi ile bağlıdır. Yusuf, ailesinin katledilişine şahit oluşunun etkisini hayatı boyunca gerek sükuneti gerekse isyanıyla yaşar. O’nun için dünyadaki en kıymetli varlık Muazzezdir.

“Hayatta hiçbir şey ona kıymetli görünmemiş, peşinden koşmak, erişmek, sahip olmak arzusunu vermemişti. Etrafına daima bir yabancı gözüyle bakmış, hiçbir yere bağlanmak arzusu duymamış, bu yalnızlığının gururu içinde memnun olmaya çalışmıştı. Şimdi İlk defa bir şey istiyor, hem de korkunç bir şiddetle istiyordu. Fakat niçin bu istek bir imkansızlıkla beraber gelmişti? Niçin hayatının en büyük arzusunu, şimdiye kadar belki yine içinde, fakat en gizli yerlerde saklı duran bu arzuyu, hapsedildiği yeri parçalayarak ortaya çıkar çıkmaz öldürmeye mecbur kalıyordu?… Niçin? Kimin için?..”

Sabahattin Ali’nin naif, sıcacık yazım dili hikayeye masalsı bir tat veriyor. Her karakter ustaca betimlenmiş ve her biri hikayenin geçtiği Cumhuriyet’in ilk yıllarına ışık tutar niteliktedir. Kaymakam karakteri üzerinden devletin aksayan yönleri anlatılırken, özellikle kaymakamın eşi ile toplumdaki sınıf farklılıklarını net bir şekilde görebiliyorsunuz. Ayrıca, doğa tasvirleri de en az karakter betimlemeleri kadar başarılı. Hikayenin geçtiği Edremit, Ayvalık yöreleri adeta bir film şeridi gibi gözlerinizin önünde beliriyor.

20161001_161223

Türk Edebiyatı’nın en romantik karakteri kabul edilen Yusuf’un hikayesi başladığı gibi yine büyük bir trajediyle sona erecektir. Ayrıca kitap, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ortaöğretim (yani, lise) öğrencileri için tavsiye edilen 100 Temel Eser arasında yer almaktadır.

“Muazzez’in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette değildi,

fakat onun yokluğu müthişti.”

Kesin olmamakla birlikte Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf karakteriyle 1931 yılında Aydın Cezaevi’nde tanıştığı tahmin edilir. Kasım 1936- Ocak 1937 tarihleri arasında Tan Gazetesi’nde yayınlanan eser üç cilt olarak tasarlansa da Sabahattin Ali’nin ani ölümü üzerine tek cilt olarak basılır.

Doğa tasvirleri, karakter betimlemeleri ve isyan ögelerinin işlendiği Türk Edebiyatı’nın en başarılı eserlerinden biri olan Kuyucaklı Yusuf’u henüz okumadıysanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim.