“Korkuyu yaratan biziz. Ama sevgi bunun tam tersidir.

Sevgi kalbimizde, kafamızdan çok uzak bir yerde oluşur.”

Hiçbir beklentinizin olmadığı, yazarı da
kitabın ismini de hiç duymadığınız, yalnızca konusu hoşunuza giden kitaplar belki de en güzeli. Ve Kayısı Öpücükleri, bu kategoriden aldığım en beğendiğim kitaplardan biri oldu.

 

Bir kere restoran eleştirileri yazan bir Hanna var ve karşısında çok kötü bir eleştiri yazdığı restorantın sahibi İtalyan Fabrizio. Konu size çok klişe gelebilir, sonunun tahmin edilebilir olduğunu da düşünebilirsiniz. Fakat kitabın en güzel yanı kesinlikle işlenişi ve işlenişi için mutlaka alıp okumanızı öneriyorum!

“Bedenin için ekmek, ruhun için çikolata. Bunu asla unutma Fabrizio.”

Kayısı Öpücükleri 2
Hanna’nın yazdığı bu kötü eleştiri başına büyük dert oluyor ve patronu da Hanna’dan oraya tekrar gidip bu durumu düzeltmesini istiyor. Fakat restoranın asıl sahibi büyükannenin ölümü işlerin seyrini tamamen değiştiriyor. Size sadece arkanıza yaslanıp bu güzel kitabı bir solukta okumak düşüyor.

Kitap her iki karakterin ağzından da anlatılıyor ki en güzel taraflarından biri de bu. Öyle harika bir erkek ya da harika bir kadın da yok ortada. Bir sürü de yan karakter var bu da sevdiğim bir diğer tarafı, bol karakterli romanlar her zaman daha çok ilgimi çekiyor.

“Ve kalbin yavaşça, hayatın boyunca bir araya getiremeyeceğin kadar çok parçaya ayrılıyor.”

Aralara serpiştirilmiş minik sırlar, Fabrizio’ nun büyükannesinin her biri bir kenara not edilmelik cümleleri. Sıcacık bir hikaye, 431 sayfalık bu kitap nasıl bitti inanın anlayamadım. O kadar doğal bir şekilde aktı ki bir günde bitirdim, bırakmak istemedim. Hikayeye kenarından köşesinden dahil olmak istedim, o denli içine çeken bir tarafı var.

Kayısı Öpücükleri 4

Kitabın kendi harikalığının yanında kesinlikle yayınevi de çok iyi bir iş koymuş ortaya. Dış kapak çok güzel ama onun yanında cildine, cilt rengine bayıldım! Yakamoz Kitap’ın kokulu kitaplarından biri bu da. Ve kitap buram buram kayısı kokuyor! Kitabın kendi atmosferini kayısı kokusu o kadar iyi tamamlıyor ki bütünüyle hikayeye dalış yapıyorsunuz. Yazar kitabın sonuna kitapta önemli yer tutan iki tarifi de eklemiş, bu da çok sempatik geldi açıkçası. Şimdi yazarın diğer kitapları da çevrilir umuduyla heyecanla bekliyorum.

“Bir değişiklik yap ve bir kez olsun kalbini dinle!”

Bir kitap ne kadar sevilirse o kadar sevdiğim Kayısı Öpücükleri, keyifli bir yaz günü okumak için tavsiye isteyen herkese ilk önereceğim kitaplardan biri şu sıralar!