1857 yılında New York’ta bir dokuma fabrikasında kadınlar grev yapmaya karar verirler. Onları bu noktaya getirense; ağır çalışma koşulları, uzun saatler süren mesailer, düşük saat ücretleridir. Gün geçtikçe ağırlaşan koşullar kadın işçilerin tahammül sınırlarını zorlar. Kadınların istekleri çok nettir; “Daha iyi koşullarda çalışmak, on saatlik iş günü, eşit işe eşit ücret.” Kadınların öncülüğünde kırk bin dokuma işçisi greve başlar. Yöneticilerin anlaşmaya pek niyetleri yoktur. Üstelik greve dahil olmayan işçilerin de bu akımdan etkilenmesinden korkmaktadırlar. Çözüm adı altında yapılanlar felaketle sonuçlanır. Fabrikanın kapılarına kilit vurulur. Polisin müdehalesi ile iyice kızışan olaylar nedeni belirlenemeyen yangınla birlikte tamiri zor bir hal alır. Kaçacak bir yerleri olmayan yüz yirmi dokuz kadın yanarak can verir. O gün takvimler 8 Mart 1857’yi gösteriyordu.

1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplanan 2. Enternasyonal’de Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin önderlerinden Clara Zetkin’in bir önerisi vardır. 8 Mart 1857 tarihli yangında ölen yüz yirmi dokuz kadının anısına bugünün “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılmasını teklif etti ve teklif oy birliğiyle kabul edildi. 1910 yılından beri de zaman zaman kesintiye uğrasa da “Dünya Kadınlar Günü” tüm dünyada kutlanmaktadır.

Kahvekadinkitap.com ailesi olarak kadınlar gününüzü kutlarken hem nasıl ortaya çıktığını hatırlatmak hem de kendi alanlarında kendilerine konan kalıplara uymayarak başarılı işlere imza atmış kadınlarımızı anmak istedik.

Süreyya-Ağaoğlu-1030x1030

İlk Kadın Avukatımız: Süreyya Ağaoğlu

Lise yıllarında, Cumhuriyet Rejimini övdüğü için arkadaşları tarafından gavur olarak adlandırılınca avukat olmayı kafasına koyar. Kadınların hala çarşafla gezdiği bir dönemde, üstelik hukuk fakültesinde tek kadın öğrenci yokken İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine beraberindeki iki arkadaşıyla birlikte kayıt yaptırmaya gider. İstanbul Üniversitesi rektörü Selahattin Bey bu duruma ilk başta çok gülse de bu kararlı üç öğrencinin isteğini kırmaz ve okula alınmalarına izin verir. Kadın ve erkek öğrencilerin farklı saatlerde eğitim aldığı bir dönemde tüm baskılara rağmen başını kapatmaya ve tüm baskılara direnir. Elli sekiz yıl avukatlık yapar, Yassıada’da hukuk profesörü babasının savunmasını yapar, aynı zamanda kadın hakları savunucusu olur.

Göklerde Bir Kadın, İlk Kadın Pilotumuz: Sabiha Gökçen

Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen, ilk askeri pilotumuzdur. Mustafa Kemal Atatürk’ün kadının her alanda başarılı olabileceğini kanıtlamak için havacılığa yönelmiştir. Sovyetler Birliğinde havacılık eğitimi alan Sabiha Gökçen, havacılık tarihimizde pekçok başarılı işe imza atmıştır. Onu örnek alan pekçok kadın mevcut eğitimlerini yarıda bırakarak pilot olmaya karar vermiştir. Ayrıca Dersim Harekatı’nın başındaki isim de yine Sabiha Gökçen’dir.

mustafa-kemal-ataturk-37

Nasa’da Bir Türk: Prof. Dr. Feryal Özel

Yaptığı çalışmalar ve zekasıyla “Büyük Fikirler” listesinde Albert Einstein, John Nash gibi isimlerin arasına adını yazdıran bir kadın, Feryal Özel. Tıp doktoru anne babanın kızı olan Feryal Özel, her şeyi sorgulayan, araştıran, düzensizlikten rahatsızlık duyan, evreni merak eden bir çocukmuş. Fizik’e olan ilgisi onu Astrofizik profesörü yapmış. Çok genç yaşta (sadece yirmi altı yaşındayken) dünyanın en iyi fizikçilerinden biri olacağını kanıtlar nitelikte makaleler kaleme almış ve yine aynı sene NASA tarafından Hubble Ödülü’ne layık görülmüş. NASA bünyesinde çalışmalarına devam eden Feryal Özel kara delikler üzerine çalışmalarını sürdürüyor. En büyük hayali ise, uzay teleskobuyla dünyayı izlemek.

Harward’ta Bir Çılgın Türkiyeli Kız: Dr. Canan Dağdeviren

Türkiye’de başarılı bir eğitim hayatından sonra MIT’de çalışmalarına devam eden Canan Dağdeviren Harvard Üye Kulübü’nden (Harvard Society of Fellows) davet alan en genç isimlerden birisi. Sağlık alanında pekçok başarılı buluşta imzası var. Giyilebilir Kalp Pili henüz tasarım aşamasında olsa da pek yakında hastanelerde kullanılabilecek, Cilt Kanserini 10 saniyede teşhis eden cihaz birçok hastanede kullanılmakta.

e6667017canandagdeviren

Adalet Sarayında Bir Anne: Av. Feyza Altun

Biz O’nu 7 aylık bebeğini kendine sarıp duruşmaya girmesiyle tanıdık. Kendisi başarılı bir avukat olmasının yanında tam bir kadın hakları savunucusu, hatta kendi deyimiyle aktivist. Kadınların iş hayatında ve sosyal hayatta üzerine yüklenen tüm kalıplara karşı. Çünkü “kadın isterse, yapar!” diyenlerden. Kadının Fenni ve Kadının Derdi kitaplarının da yazarı. Bir de Tedx İstanbul’da bir konuşması var ki hala izlemediyseniz mutlaka izlemelisiniz.