Bazı kitaplar okuyucusuna bambaşka bir dünyanın kapısını aralar ve kısacık zamanda çok fazla şey öğretir. Küçük Ağaç’ın Eğitimi tam da böyle bir kitap. Eğitim bilimcilerin ısrarla tavsiye ettikleri kitapların başında geliyor. Tek cümlelik bir yorum yapmam gerekirse; “Hayatınızda tek bir çocuk varsa ya da sadece içinizdeki çocuğu eğitmek için bile bu kitaba şans verin!”

Küçük yaşta anne ve babasını kaybeden Forrest Carter büyükanne ve büyükbabasıyla yaşar. Onları da on yaşındayken kaybeder. Düzensiz yaşamı yüzünden sistemli bir ‘okul hayatı’ olmaz. Ancak Kızılderili bilgeliği ona okuldan çok daha fazlasını verecektir. Yetişkinlik döneminde kovboy, mevsimlik işçi, çoban, çiftçi olarak çalışan Carter kırk beş yaşına geldiğinde ilk gençlik hayalini gerçekleştirerek yazar olur. Küçük Ağaç’ın Eğitimi en çok bilinen ve otobiyografik özellikler taşıyan kitabıdır.

küçük ağaçın eğitimi (1)

‘Çerokiler için…’ diyerek yazarın atalarına saygı ile başlıyor kitap. Küçük Ağaç babasını ve annesini kaybedişinin ardından bilge büyükbabası ve şifacı büyükannesi ile yaşamaya başlıyor. Büyükanne okula gidemeyeceği için sözlük yardımı ile ona kelimeler öğretecek, büyükbaba ise gidişat dediği doğan dünya düzenini öğretecektir.

Doğada güçlü olan zayıf olanı yediğinde büyükbaba; “Üzülme Küçük Ağaç, gidişat böyle” der.

“Tal-con(şahin) yavaş olanı yakaladı ve yavaş olan, gene yavaş olan çocuklar yetiştirmeyecek. Tal-con bıldırcın yumurtaları yiyen bir fare yer, yani Tal-con Gidişat sayesinde yaşar. Bıldırcına yardım eder.”

Küçük Ağaç’ın Eğitimi doğaya ve insana saygıyı vurgularken insanın kendisiyle, dünyayla ve doğayla barışık olması gerektiğini öğütlüyor. Günümüz dünya şartlarında unuttuğumuz değerleri bir kez daha bize hatırlatan bir eser. Hikaye, Küçük Ağaç tarafından anlatıldığı için devrik cümleler içeriyor. Ancak çocuk masumiyeti cümlelere öylesine işlemiş ki bu bile sizi rahatsız etmiyor.

Büyükanne ve Büyükbabanın Küçük Ağaç’a verdikleri dersleri okudukça ilk başta garipseyeceğiniz ‘okulsuz eğitim’ kavramı daha bir önem kazanıyor. Doğaya verilen değer ile ekolojik düzene duyulan saygı hayatlarının en önemli kuralı adeta. Kitapta bir de ‘ruh aklı ve beden aklı’ kavramlarından bahsediliyor. Beden aklını uykuya yatırarak bedenin acı çekmesinin engelenebileceği öğütleniyor, Küçük Ağaç’a.

Büyükbaba’nın yerli olduğu için kendisiyle alay eden otobüs şöförüne kızmaması da Küçük Ağaç özelinde hepimiz için büyük bir ders niteliğinde.

“Hindi gibi sesler çıkarıyordu. Ama bu onun için taşınacak bir yük Küçük Ağaç.

Bizim için kafamızı yoracak hiçbir yük yok.”

Küçük Ağaç’ın Eğitimi, anlatılmasından ziyade hissedilmesi gereken bir kitap. Bilgelik, iyilik, sevgi, hüzün, keder, sorumluluk gibi kavramları içersinde barındırıyor. Okurken beni en çok etkileyen ise Çerokiler’in ölümü doğum kadar normal bir süreç olarak görmeleri oldu. Kuşkusuz kalp gözleriyle birbirlerini bulacaklarına olan yoğun inançları bu olgunluğu sağlayan.

küçük ağaçın eğitimi (8)

Kitap, Küçük Ağaç’ın eğitim sürecinin yanısıra Kızılderililerin tarihi hakkında da bilgi sahibi olmanızı sağlıyor. Atalarından kalan topraklardan iyi “Beyaz Adam” tarafından uzaklaştırılmalarıyla kabileleri yok oluyor ve kendi topraklarından uzaklara yerleşmek zorunda kalıyorlar. Bu trajediyi en iyi anlatan kitap olan “Dağlara Sorun Beni” ise yine Forrest Carter’ın kaleminden çıkıyor.

“Sanırım yolun bu tarafında doğmadık, bu da bizi onlara yabancı yaptı.”

Kitabı kadar filmi de beni oldukça etkiledi. Kitabın özüne sadık kalarak kurgulanmış filmin senaryosu da. Film bir yerde kitabın tamamlayıcısı niteliğinde. Okuduğunuz hikayenin tam anlamıyla vücut bulmuş hali diyebiliriz film için. Orijinal ismi “The Education of Little Tree” olan filmin senaryosu da Forrest Carter elinde şekilleniyor. James Cromwell, Joseph Ashton, Tantoo Cardinal gibi başarılı isimlerin rol aldığı 1997 tarihli filmin yönetmen koltuğunda ise Richard Friedenberg oturuyor.

Eğitim kavramını size yeniden düşündürtecek bu güzel kitaba ve filmine şans vermeniz dileğiyle. İyilik ve güzellikle kalın…