Yazmak hiç kuşkusuz aşkla yapılabilen bir iş. İnsan, iç sesini ne kadar bastırsa da zamanı geldiğinde içinizdeki o dürtünün peşinden gidip kendini gerçekleştirebilmeli insan. İşte Saadet Aydınlıoğlu da aşkla yazan ve hayallerini gerçekleştirmiş bir kadın. Kitap, ismi ve kapağıyla özellikle kahve severleri can evinden vuruyor. Bölümler arasındaki  alıntılar ve kahve illüstrasyonları kitaba renk katmış. Bir kadının hayallerinin peşinden doşarken ailesine ve hayatına sahip çıkmasının hikayesinin anlatıldığı bu kitap Kanguru Yayınları etiketiyle geçtiğimiz mart ayında raflarda yerini aldı

xwqz264501

Saadet Aydılıoğlu’nun kalemi dupduru. Kitap, elinize aldığınızda son sayfaya kadar bırakmak istemeyeceğiniz kadar akıcı ilerliyor. Sayfa sayısı olarak sadece doksan beş sayfacık olsa da içerik olarak dolu dolu bir hikaye.

“Unutma bu bir yolculuk! Dünyadan sadece geçiyorsun… Geçerken indiğin istasyonlar var; şimdiki yaşadıkların, sadece istasyonun birinde olan olan deneyimlerin.
Daha uğrayacağın istasyonlar var! Her birinde yeni şeyler keşfedeceksin… Bu istasyonda üzülmüş, vazgeçmek istemiş olabilirsin. Ama diğer istasyonları görmeden sakın pes etme… Sakın!”

Hikaye Ceyda’nın intihar girişimiyle başlıyor ve yakın geçmiş, uzak geçmiş ve günümüz arasında gidip gelen bir anlatım var. Çocuklarını büyütüp farklı şehirlere üniversite eğitimine gönderen Ceyda boşluğa düşer yıllarca evine bakma sorumluluğunu üzerine almış olan Ahmet ise bu boşluğu tabiiki dolduramaz. Ceyda’nın bu arayışı en büyük hayaline sürükler. Kafe açma düşüncesi onları hiç istemedikleri olaylara sürüklerken belki de gerçek bir aile olmanın temel taşını oluşturur.

espresso-biraz-aci-4

Kitapta sadece Ceyda ve Ahmet’in hikayesi değil karşılaştıkları insanların hikayelerine de yer veriliyor. Yanlarında çalışan personelin hikayeleri, çaresizlikten Ceyda’yı kaçıran ailenin hikayesi de kendilerine yer buluyor. Ben hikayeyi genel olarak sevsem de bazı detayların çok üstünkörü işlendiğini düşünüyorum. Daha uzun soluklu bir kitap yazılabilirdi. Bir de gizemli bir dede ve Ceyda’nın babasıyla çözemediği ilişkisi beni çok rahatsız etti. Gizemli dede ile mistik bir hava verilmek istenmiş ancak bu hikayeye tam işlememiş bana göre. Ceyda’nın kendisini gizli gizli izleyen babasıyla tüm defterleri kapatırken yüzleşmesini ve onunla olan ilişkisini kurtarmasını da bekledim son sayfaya kadar.

Her zaman okuduğunuz kitaplara biraz mola vermek isterseniz ya da siz de bu aralar hiç kitap okuyamıyorsanız bu kitap sizin için biçilmiş kaftan olabilir.