Instagram’da @postityorumlar kullanıcı adıyla tanıdığımız Aslıhan Yayla, geçtiğimiz günlerde ilk kitabıyla kitap severlerle buluştu. “Dönüş Yok” adını verdiği kitabında “Adalet” duygusu ağır basıyor. Sadece ailesini ve 10 yılını değil adalet ve güven duygusunu da kaybeden bir kadının, Öykü’nün hikayesi.

“İnsan hayatı piyano tuşlarına benzeyen somut bir olgu gibidir. 36 adet abanoz ağacından elde edilmiş siyahi tuşlar; bizim içimizdeki nefret, riyakarlık, kıskançlık, kibir ve açgözlülüğü simgeler. 52 adet beyazın öncüsü parıldayan kaygansı plakalar ise, güzelliğin, güvenin, vicdanın, utanmanın ve aşkın göstergesidir. La’nın liderliğinden Do’nun bitiminde elde edilen sonuç insanlığın renklerinin değişkenliğidir.”

Cezasının son günlerinde başlıyor hikayemiz, yani bugünden. Öykü’nün defterine yazdıklarıyla bazen onun ruhuna bazen de geçmişine yolculuğa çıkıyoruz. Saklanmak istedikçe kalemi eline alıp yazıyor, yaşadıklarından sonra tek dostu onlar ne de olsa. Yağmurlu bir günde ağabeyinin vahşice öldürülmesi ile yağan yağmurun kaldırımı temizlemesi gibi dostlarının en önemlisi hayat arkadaşının gerçek yüzleri açığa çıkar.

xwqz077090

Bir anda ağabeyinin katil zanlısı olmuş, bebeğini ve ağabeyini kaybetmiş, tüm sevdikleri onu suçlayıcı ifadeler vermiştir. Aslında tüm hayatını kaybetmiştir. “Peki neden?” bu soru 10 yıl boyunca Öykü’yü ayakta tutar. Hapishanede kurduğu güçlü dostluklar planlarının ilk aşamasında ona yardım eder. Dışarıda ise Serap, Ali ve Ozan beklemektedirler.

“Bütün tutkular bize suç işletir ama bizi en gülünç hatalara düşüren aşktır.”

François de La Rochefoucauld

O’na tüm bunları yaşatan eski eşi Kaan oldukça güçlü bir adamdır ve bu Öykü’yü oldukça korkutur. Bu korku sesine ve yüzüne veda etmesine neden olacak kadar da büyüktür. Bir de tabii adaletin yerini bulması gereklidir. Bu uğurda yapılması gereken her şey yapılmalıdır, geri dönüşü olmayan bir yola girmek de buna dahil.

xwqz671974

Merak ögesinin her an canlı tutulması okuyucuyu ilk sayfadan kendisine bağlıyor. Öykü’nün hayatı sorgulaması ise ayrı bir lezzet katıyor kitaba. Özellikle yapılan alıntıları unutmamak için altını çizmekle kalmayıp bir yerlere not etmek isteyebilirsiniz. Edebi kitapların müptelaları gerilim ve polisiye türlerini okumaktan hoşlanmazlar. Çünkü, o tadı bulamazlar. Dönüş Yok, türün sevenlerini merak ögesiyle mutlu ettiği gibi türün misafirlerini de kurduğu naif cümleler ve felsefe, psikoloji konularına yer vermesi ile mutlu ediyor.

“Buradaki kadınlar unutulmuş gibiydi.

Sanki sıkılıp terk edilmiş ve unutulmaya yüz tutmuş insan topluluğu gibiydiler.”

Türkiye, Italya ve Amerika’da aldığı sanat, tasarım ve sinema eğitimleri ile oluşturduğu birikim kitabın kapak tasarımından içeriğine kadar, her zerresine yansıtmış bir yazar Aslıhan. Üstelik ne ilk kitabın sarhoşluğunu yaşıyor ne de acemiliğe kapılıyor. Satırlara gizlenen acemi heyecan okuyuculara da yansıyor ama hiç de rahatsız etmiyor.

xwqz457390

Hikayede bazı olayların yarım kalması, sonuçlanmaması okurken bu kitapta eksik bir şeyler var havası yaratıyor. Kelimelerdeki harf ve ek hataları, yanlış kelime kullanımları gibi editöryel hatalar bu konuları önemseyen okuyucuları rahatsız edecektir; ancak gelecek vaad eden bir yazarla tanışmak için bu detaylara fazla takılmamak gerekir diye düşünüyorum.