Hepimiz hayatımızın bir döneminde Alice ve onun sihirli dünyasıyla tanışmışızdır. İngiliz matematikçi, mantık dehası, fotoğrafçı, papaz adayı, bugün kullandığımız scrabble ve üç tekerlekli bisiklet gibi birçok ürünün mucidi olan Charles Lutwidge Dogson “Lewis Carroll” takma ismiyle eserlerini kaleme almıştır. Alice Harikalar Diyarında’dan sonra devamı olarak Aynanın İçinden’i yazmış ve bu iki eser kısa zamanda klasikler arasında yerini almıştır.

“Eğer herkes kendi işine baksaydı, Dünya şimdi olduğundan daha hızlı dönerdi.”

Gerek içerdiği bazı alt mesajlar nedeniyle gerekse Lewis Carroll’ın pedofili olduğu iddiası yüzünden kitap bazı kesimlerce sakıncalı bulunmasına rağmen yazıldığı 1962’den bugüne birçoğumuzun başucu kitabı olmuştur. Alice’in bulduğu yer yiyeceği ve içeceği sorgulamadan yiyip içmesi ise uzmanlar ve evebeynler tarafından en çok tartışılan konu başlığı olmuştur.

xwqz314477

Alice midesi söz konusu olduğunda sorgulamayı bir kenarıya bıraksa da daha ilk sayfalarından itibaren okuyucuları da kendi sorgulamalarına dahil ediyor. Biz de onunla birlikte hayatımızı, yaşadığımız olayları ve var oluşumuzu sorguluyoruz. Bunu yaparken de Lewis Carroll’ın yazımın başında belirttiğim unvanlarının etkisini çok net bir biçimde görebiliyoruz.

“Her şeyden bir ders çıkar, o dersi çıkartmayı bileceksin..
Ve buradan çıkartacağımız ders: dünyayı döndüren şey, sevgidir, sevgi..”

“Rüyalar özgürlüğün sınırlarının ortadan kalktığı yerdir!” mottosuyla hayal gücünün sınırlarını zorlayan koşullar hem Alice’in hem de biz okuyucuların kafasını bir parça karıştırıyor. Alice’in büyüyüp küçülmesine neden olan sihirli mantar -zira bu mantarın Lewis Carrol’ın hastalığının tedavisi için yediği ona halüsinasyonlar gördüren magic mashroom olduğu ifade ediliyor- iskambil kağıtlarından askerler, Alice’e emirler yağdıran tavşan… hepsi masalların en önemli özelliği olan karmaşayı yaratsa da hem çocukların hem de yetişkinlerin hayal gücünün can suyu oluyor.

Filozof Heralitos’un hepimizin iyi bildiği “Aynı nehirde iki kere yıkanamazsın!” önermesi kitabın temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Şöyle ki, Alice’e “kimsin sen?” sorusu sorulduğunda “Şey… Efendim, bunu bende şu an tam olarak bilmiyorum. Bu sabah kalktığımda kim olduğumu biliyordum ama o zamandan beri öyle çok şey değişti ki!” diye cevap veriyor.

xwqz252238

Kitap bir masal kitabı olmasının yanında aynı zamanda işletme fakültelerinde tavsiye edilen en iyi yönetim ve organizasyon kitabıdır da.. nasıl mı? Aşağıdaki dialogta Alice ve kedi arasında geçen konuşma da kedinin cevabı çok önemlidir ve belki de hepimizin her zaman hatırlaması için göz önünde durması gerekir. “Nereye gideceğini bilmiyorsan, nereye gittiğinin bir önemi yoktur!” önermesi çocukken kulağımıza çalınan belki de hayatın sihirli formülü bile olabilir.

“Lütfen bana hangi yolu izlemem gerektiğini söyler misiniz?”
“Bu nereye gitmek istediğine göre değişir.”
“Aslında nereye gittiğim pek umurumda değil..”
“O zaman hangi yolu izlersen izle, fark etmez!”
“Bir yere varayım yeter..”
“Ah, bundan hiç kuşkun olmasın, kesinlikle bir yere varırsın, tabii eğer yeteri kadar yürürsen..”

Yazar ve kitap ne kadar tartışmalı olsa da kontrollü olarak okunduğunda hayal gücünü ve sorgulama yeteneğini geliştireceği su götürmez bir gerçek. Meraklısına 2010 yılında vizyona giren Tim Burton imzalı filmini de tavsiye ediyoruz.